Çıralı
yüreğimin büyülü kenti...
Zor
günlerimde geldim Çıralı'ya. İç dünyamın yaralarını
iyileştirdiği müthiş bir doğa. Yeşilin binbir tonu Ağustos
böceklerinin müziği, çılgın görünmeyen çılgın bir atmosfer.
Sersem oldum. Çıralı sarhoşuyum. Dünyanın en güzel sahilinde
tarihi doğayı ve ana sıcaklığında bir denizin çocuğu
oluyorsunuz. Yanartaş'ta ısınıp, ağaçların büyüsü ile
arınıyorsunuz.

Gece
elinizde fenerle sokak lambaları olmayan Çıralı'da gezin
hüzünleriniz uçar gider, ciğerlerinize dolan havası
size huzuru, umudu ve en önemlisi aşkı verir. Yüreğinize
koyuverir. Ne yapacağınızı bilemezsiniz, o yüzden dikkatli
olun, Çıralı'da böyle tehlikeler var.
Sahildeki
restaurantlara gidin, Denize bakarak bir kahve yudumlayın.
Denizin muhteşem mavisi sizi sarmalasın. Gece aynı yere
gidin el arabalarının içinde yanan ateşe bakarak dalıp
kendinizden geçin, kendinizi arayın. Yüreğinizden ve
beyninizden geçen yolları birleştirin. Derin bir nefes
alın çünkü o nefes sizi rahatlatacak. En önemlisi sessizliğin
tapınağında maskelerini çıkaran çılgın bir çocuk olacaksınız.
Biraz
yürüyün sahilde Karetta'lar sizi dinliyor olacak. Usul
usul yürüyün onları rahatsız etmeden. Karşınıza muhteşem
Olympos çıkacak gizemli kollarıyla sizi sarıp sarmalayacak.
Tarihin sıcaklığını hissedeceksiniz. Kendinizi yüzyıl
uyuyan bir prenses masalında bir kahraman olarak göreceksiniz.
Yüreğiniz
yorgun mu, bunalıyor musunuz? Hemen Çıralı'ya gelin,
durmayın. Gelin Çıralı şefkatli kollarıyla sizi iyileştirsin. |